Gündem

Erdoğan'dan Erken Seçim Açıklaması


Aslında seçim ve siyasi partiler yasasıyla ilgili çalışmanın ana iskeleti ortaya çıktı. AK Parti ve MHP arasında bir iki

Erdoğan'dan Erken Seçim Açıklaması
22 Eylül

AK Parti ve MHP’nin üzerinde çalıştığı seçim ve siyasi partiler yasasıyla ilgili siyasi kulislerde bir söylenti dolaşıyor.

Aslında söylentiden öte, taktik bir manevra olabilir.

Erken seçim tartışmalarına ışık tutması açısından bu söylentiyi dikkate aldım.

Aslında seçim ve siyasi partiler yasasıyla ilgili çalışmanın ana iskeleti ortaya çıktı. AK Parti ve MHP arasında bir iki maddenin üzerinde çalışılacak. Onlar da öyle aşılmayacak sorunlar olarak görünmüyor. Çünkü Erdoğan ve Bahçeli’nin “Önemli olan ittifak” diye kesin talimatı var. İki lider, ittifak ortakları arasında krize neden olacak bir iş istemiyorlar. Şimdi gelelim kulislerde konuşulan konuya. Anayasa’nın 67. maddesine göre seçim yasasında yapılacak değişiklikler, yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 1 yıl içerisinde yapılacak olan seçimlerde uygulanamıyor. O yüzden seçim yasasının çıkacağı tarih aynı zamanda erken seçim olup olmayacağını da gösterecek diyorum.

MUHALEFETİN ERKEN SEÇİM TAHMİNİ

 Muhalefet bir süredir erken seçim diye bastırıyor. Erdoğan ve Bahçeli ise seçimlerin normal zamanı olan 2023 yılında yapılacağını açıklıyorlar. Muhalefetin bir bölümü 2021 yılında erken seçim bekliyordu. Hatta bir kısmı Ali Babacan ve Ahmet Davutoğlu’nun partisi seçimlere girme yeterliliğini elde etmeden bir baskın seçim beklentisi içindeydi. Hepsi boş çıktı. Çünkü AK Parti’de öyle bir hava yoktu. Şimdi ise muhalefet 2022 Kasım’ı işaret etmeye başladı. Hatta Meral Akşener, 2021 yılı haziranında erken seçim tahmininde yanıldığını belirtip, tahminini 2022 olarak revize etti. Kılıçdaroğlu’nun da beklentisi o yönde.

İŞTE O SÖYLENTİ

Muhalefetin 2022 yılı kasım-aralık beklentisi daha çok iktidarın seçim yasasını ekimde Meclis’e sunup, en geç kasım ayında çıkarmasına dayanıyor. Kasımda çıkarsa üzerine 1 yıl koy, 2022 yılı kasım ayı demektir.

Meclis kapalı, 1 Ekim’de açılacak ancak Meclis kulisleri yavaş yavaş hareketlenmeye başladı. Orada konuşulanlara göre Cumhur İttifakı seçim yasasında yapılacak olan değişiklikleri Meclis’e sunma konusunda aceleci olmayacak. Kasım sonu itibarıyla Meclis’te bütçe görüşmeleri başlayacak. Aralık ayında devam edecek. Seçim yasasındaki değişiklikler bütçe görüşmelerinden sonra Meclis’e sunulursa 2021 yılı içinde Meclis’ten geçme şansı kalmıyor. Bütçeden sonra Meclis tatile giriyor. O zaman 2022 yılına girilecek. 2022 yılının başlarında seçim yasasının Meclis’ten geçmesi ise seçimlerin 2023 yılı ilk üç ayında yapılmayacağı anlamına geliyor. Zaten ondan sonra haziran ayında seçim var, birkaç ay öne alınır mı bilmem ama alınsa dahi o erken seçim olmaz.

ERDOĞAN VE BAHÇELİ KARARLAŞTIRACAK

Seçim ve siyasi partiler yasası üzerindeki çalışmaları AK Parti’de Hayati Yazıcı, MHP’de ise Feti Yıldız yürütüyor. Ama son değişikliklere Erdoğan ve Bahçeli birlikte karar verecekler. Ancak iki lider sadece değişiklikleri değil, takvimi de belirleyecekler. İki lider erken seçim tartışmalarının önünü kesmek için böyle bir takvim düzenlemesine giderlerse kulislerde konuşulanlar doğru çıkar. Bu durumda iktidara da muhalefete de 2023 yılında yapılacak olan seçimlere hazırlanmak düşer.

NE GETİRİYOR?

İsterseniz çok kısa olarak seçim ve siyasi partiler yasası üzerinde değişiklikleri paylaşayım.

1) Erdoğan ve Bahçeli’nin açıklamaları üzerine seçim barajı yüzde 7 olarak belirlendi. Gönüllerde yatan yüzde 5 barajı böylece liderlere takılmış oldu. Liderler futbol deyimiyle VAR’a gidip yeniden değerlendirir mi, bilmem.

2) İttifak içi baraj konusu ise belirsizliğini koruyor.

3) Seçimlere girmek için gereken Meclis’te grubu bulunma şartı ise kaldırılıyor.

4) Dar bölge hiç gündemde olmadı. Daraltılmış bölgeye ise MHP’nin itirazları var. O nedenle mevcut duruma göre seçimlere gidilmesi bekleniyor.

Ama ben daha çok seçim yasasının çıkışının önümüzdeki yıla bırakılıp bırakılmayacağıyla ilgiliyim. Çünkü erken seçim tartışmalarının seyrini değiştirecek bir hamle olacak. Kendi kulisimi kendim merak eder oldum.

KARAMOLLAOĞLU’NUN CUMHURBAŞKANI ADAYI

SAADET Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu hafife alınmayacak bir siyasetçi olduğunu gösterdi.

Milli Görüş hareketinde Oğuzhan Asiltürk birine git dediyse onun işi zordur. Ama Temel Karamollaoğlu çetin ceviz çıktı. Oğuzhan Asiltürk’ün salvolarına rağmen gücünü koruyor. Ama bu yazıda Saadet cephesindeki gelişmeleri yazmayacağım. Sadece Temel Karamollaoğlu’nun beklenenden güçlü bir lider olduğuna dikkat çekmek istedim.

KILIÇDAROĞLU VE AKŞENER’E KIRMIZI KART

Temel Karamollaoğlu, geçen hafta Sözcü’den Ruhat Mengi’ye cumhurbaşkanı adaylığı konusunda çok stratejik bir açıklama yaptı. “Kılıçdaroğlu aday olabilir ama ancak olduğu takdirde belli kesimlerden bir tepki de gelebilir. Meral Hanım da aday olabilir, ona karşı da başka kesimlerden tepki gelebilir” dedi. Bu kibarca Kılıçdaroğlu ve Akşener’e aday olmayın demektir. Siz aday olursanız partili seçmenleriniz ve Millet İttifakı’nın bir bölümü oy verir ama Türkiye’nin genelinden oy alamazsınız demektir.

KARAMOLLAOĞLU’NUN ADAYI

Temel Karamollaoğlu iki lidere siz aday olmayın mesajını verdi. Ama asıl mesaj bu cümlenin devamındaydı. Karamollaoğlu, “Milletin teveccühünü alması lazım. Artık partici bir yaklaşımla Millet İttifakı bir aday belirleyemez. Bu ülkede AK Parti’nin ve Milliyetçi Hareket Partisi’nin dışında herkesi kucaklayabilecek bir adayın bulunması zor değildir, mutlaka bulunur” dedi.

Karamollaoğlu’nun açıklamasının püf noktası burası. Saadet Partisi lideri, bir cumhurbaşkanı adayı profili çiziyor. Bir aday tarifi yapıyor. Bu profilde Kılıçdaroğlu ve Akşener yok. Herkesi kucaklayabilecek ve herkesin de kucaklayabileceği bir adaydan söz ediyor. Temel Karamollaoğlu geçen seçimde Abdullah Gül’ün ortak adaylığı için mekik diplomasisini yürütmüştü ama başarılı olamamıştı.

Bu kez de Abdullah Gül isminde ısrar edeceğini zannetmiyorum. Ama Temel Karamollaoğlu bir aday profili çizdiğine göre kafasında bir isim var demektir. Bir değil, benzer özellikleri taşıyan bir-iki isim olduğu söyleniyor.

ÜÇÜNCÜ İSİM Mİ?

Temel Karamollaoğlu’nun bu hamlesiyle üçüncü isim konusu yeniden denkleme girdi. Ama bu isim kim? Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş isimleri bu tarife girer mi, yoksa ismi yıpranmasın diye bir kenarda bekletilenler mi var? Neden olmasın... Bir kısmı HDP davasını o gözle takip ediyor.

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.